No icon

Haçlı istilasına karşı yeni ittifaklar.

DEAŞ ve PYD/PKK ve benzeri truva atları ile Ortadoğu'yu daha doğrusu İslam Coğrafyasına akın eden haçlılar etnisite, mezhepçilik, benzeri farklılıkları veya anlaşmazlıkları kullanan emperyal güçler İslam Coğrafyasının yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarını yağmalamak için yeniden harekete geçtiler. Haçlı seferleri bütün oyunları ile başladı.

Kukla yönetimleri ile yetinmeyen emperyal güçler şimdi işgal planlarını harekete geçirmeye başladılar.
Sömürgecilik anlayışından hiçbir zaman vazgeçmeyen iki yüzlü çıkarcı, yağmacı sözde medeniyetin temsilcisi batılı güçler maden, petrol ve enerji kaynakları ile zengin İslam ülkelerini sadece parçalamak için değil, İslam ülkelerini kardeş kavgaları kan gölü haline getirmek için yıllardır hazırladıkları ve bun için hazırlandıkları projeleri uygulamaya geçirmiş görünüyorlar. Bütün bunlar tamamda; Anadolu'da bir deyim var: Gavur gavurluğunu yapacakta İslam dünyası bütün bu oyunların hem figüranı hem uygulayıcı olmaya daha ne kadar devam edecek. Kardeş kavgalarını çıkartan güçler bu kavganın en karlı çıkan tek tarafıdır. Kaybeden ise sadece İslam coğrafyasıdır. Şimdi Ortadoğu'da önce Sünni-Şii kuşağı oluşturuluyor. Bu iki unsuru birbiriyle çarpıştırarak zayıflayacak olan iki tarafı da kurtarıcı rolüyle kolay lokma olarak yutacak planlarını da daha kolay uygulamaya geçirecekler. Aynı zamanda da kendi yaptıkları planlar ile kendi insan kaynağını ve güçlerini kullanmadan kendi kendini yok eden İslam dünyasını tam sömürge haline getirecekler. Aynı zamanda da İslam dünyasının İsrail ve benzeri güçlere tehdit oluşturma imkanlarını da bertaraf edecekler.

Bu güçler bir dönem Türkiye ile İran'ı savaştırmak için çalıştılar. Türkiye uluslararası alanda bütün riskleri alarak İran'a yönelik Batılı ve emperyal güçlerin ambargo ve yaptırımlarına karşı gelerek BM'de dahi İran'ın yanında yer alırken İran ise yanlış politikalara yönelerek Türkiye'yi Ortadoğu'da kendisine rakip olarak görecek hamlelere girişti. Bu bölgede Suriye'de, Irak'ta Katar'da yaşananlar emperyal güçlerin hedef ülkeler olarak Türkiye ve İran'ı adım adım kuşatma harekatları idi. Oysa bu coğrafyanın iki güçlü ülkesi güçlerini birleştirse ne Amerika ve batılı güçler, ne de Rusya bu bölgede istedikleri gibi oyun kurucu ve söz sahibi olamazlardı. İran bu konuda mezhepçilik anlayışı ile blok siyaseti güderek batılı güçlerin oyununa geliyor. İran Türkiye'nin yanında yer alarak emperyal oyunlara karşı ortak blok oluşturmak için adımlar atmalıdır. İslam coğrafyasında bütün ülkeler bir şekilde hedef haline getirilmektedir. Buna karşın İslam ülkeleri kendi aralarında sürekli yeni kavgalar ile kendisine karşı kurulan haince tuzakların figüranı olmaktadır. Şu anda bulunduğumuz coğrafyada hedef ülkelere baktığımızda Türkiye güçler dengesi içinde önde olan bir ülke olarak en başta hedef ülkedir. Libya parçalandı. Irak, Suriye parçalanarak burada uydu bir kürt devleti ile yeni savaşların fitilini ateşlenirken, bölgede enerji kaynağı açısından zengin olan Azarbaycan, nükleer kapasiteye sahip Pakistan, İran, Katar ve İslam coğrafyasının diğer ülkeleri de hiç kuşkusuz yeni çatışma alanlarına dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Haçlı seferlerine karşı İslam ülkelerinin yeni ittifaklar ile kendilerine yönelen tehditleri bertaraf ederken bölgelerinde söz sahibi olma konusunda da önemli bir adım atılmış olacaktır. En başta çok iyi ilişkilere sahip Türkiye, Azarbaycan, Pakistan ve benzeri ülkeler ile askeri ve savunma paktları oluşturularak gerektiği yer ve zamanda askeri güçlerini sahaya sürecek şekilde hem caydırıcılık hem tehditleri bertaraf etme hem de oyun kurucu kabiliyetlerini geliştirmeleri kaçınılmazdır. Aksi takdirde haçlı orduları ve onların oyuncaklarının hedefi olacaklardır.

Ahmet Kaplan